guzel dinimiz islamiyet

Tanım

dini konular,siir ve ezgiler.


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* radyo
* dergi
* gazete
* tv izle
* kuran dinle
* peygamberimizi taniyalim

SONSUZ SAADET İÇİN

Sonsuz saadet için;

Dünya ve ahıret saadetine kavuşmak, ancak ve yalnız, dünya ve âhıretin efendisi olan, Muhammed aleyhisselâma tâbi’ olmağa bağlıdır. Ona tâbi’ olmak için, iman etmek ve İslâmiyeti öğrenmek ve yapmak lâzımdır. Kalbde doğru imanın bulunmasına alâmet, kâfirleri düşman bilip, onlara mahsûs olan ve kâfirlik alâmeti olan şeyleri yapmamaktır. Çünkü islâm ile küfür, birbirinin aksidir, zıddıdır. Birinin bulunduğu yerde, diğeri bulunamaz, gider.

Bu iki zıd şey, bir arada bulunamaz. Bunlardan birisine kıymet vermek, diğerini hakâret ve kötülemek olur. Allahü teâlâ, sevgilisi olan Muhammed aleyhisselâma, huluk-ı azîm sâhibi olan, çok merhametli olan Peygamberine “sallallahü aleyhi ve sellem”, islâm düşmanları ile cihâd ve muhârebe etmeği ve onlara sertlik göstermeği emrediyor.

Demek ki, islâm düşmanlarına sert davranmak huluk-ı azîmdendir. İslamiyetin izzeti ve şerefi, küfrün ve kâfirlerin hakîr ve zelîl olmasındadır. Kâfirlere izzet veren, hurmet eden, Müslümanları tahkîr etmiş, alçaltmış olur.

Hak teâlâ, İmrân sûresinde kâfirlere kıymet verenlerin ve küfre tâbi’ olanların aldandıklarını ve pişman olacaklarını beyân buyurarak meâli, “Ey benim sevgili Peygamberime “sallallahü aleyhi ve sellem” inananlar! Eğer, kâfirlerin sözlerine aldanıp da, Resûlümün “sallallahü aleyhi ve sellem” yolundan ayrılırsanız, kendilerine Müslüman süsü veren din düşmanlarının uydurma ve yaldızlı sözlerine kapılarak, imanınızı çaldırırsanız, dünyada ve âhıretde zarar edersiniz” olan yüzkırkdokuzuncu âyet-i kerîmeyi gönderdi.

Allahü teâlâ, kâfirlerin, kendi düşmanı ve Peygamberinin düşmanı olduklarını bildiriyor. Allahü teâlânın düşmanlarını sevmek ve onlarla kaynaşmak, insanı Allahü teâlâya ve Onun Peygamberine düşman olmağa sürükler. Bir kimse, kendini Müslüman zan eder. Kelime-i tevhîdi söyleyip, inanıyorum der. Namaz kılar ve her ibâdeti yapar. Hâlbuki, bilmez ki, böyle çirkin hareketleri, onun imanını ve islâmını temelinden götürür.

Kâfirler, yani Resûlullahın bildirdiği islâm dînini beğenmiyenler, zamana, asra ve fenne uymuyor diyenler ve mürtedler, Müslümanlarla ve Müslümanlıkla, açıkça ve alçakça alay ediyor, Müslümanları aşağı görüyorlar. Müslümanlığın dışında kalmak, keyflerine, şehvetlerine ve içlerindeki kötü isteklerine uygun geldiğinden, Müslümanlığa gericilik, imansızlığa, dinsizliğe asrîlik, münevverlik ve ışıklı yol diyorlar. Bunlara aldanmamalıdır.



Tarih: 11:17, 8/3/2006
Yorum (9) | Yorum yaz | Bağlantı

KİŞİSEL

"Cami, türbe, mezarlık, musalla birarada;
Bilinmez ki yarın acap, hangimiz var sırada".

 

Evet şiirde de görüldüğü gibi kimin ne zaman gideceği belli değil.öyleyse azığımızı şimdiden hazırlayalım.ALLAH hepimizi hayırlı kullarından eylesin.

 


 


Tarih: 03:31, 7/3/2006
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

DUALARDA BULUŞALIM

Her Sabah Okunacak Dua:

hersabahkalkinca.gif

Okunuşu: "Allahümme bike asbahna ve bike emseyna ve bike nehya ve bike nemutu ve ileykennuşur."
Anlamı: "Allahım! Senin yardımınla sabaha girdik, senin yardımınla akşama kavuştuk, senin yardımınla diriliyor ve senin kudretinle ölüyoruz ve (kıyamette) varış sanadır."

 

yanlışlık varsa lütfen düzeltin.selamla ve dauyla kalın


Tarih: 03:29, 7/3/2006
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

KIRK HADİS

KIRK HADİS
(imamı nevevi)rha'dan

Hadis-i şerifte: "Kim ümmetime dini işlerine dair kırk hadis hıfzediverirse, Allah Teâlâ onu alimler zümresinde haşreder.... Ben de kıyamet gününde ona şahid ve şefaatçi olurum" buyurulmuştur.

İslâm âlimleri bu müjdeye erebilmek için çeşitli konularda Kırk Hadisler derlemişler. 

Bulundukları devrin dilini de vermesi bakımından bir önem arzetmektedir. 

sizlerle payşamak istedim.inşallah beğenirsiniz.

 

1. Sayfa Tıkla

2. Sayfa Tıkla

3. Sayfa Tıkla

4. Sayfa Tıkla


Tarih: 03:25, 7/3/2006
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

RİSALE-İ NUR NEDİR?

                                                  Risale-i Nur Nedir?
                                                         

    Risale-i Nur, Bediüzzaman Said Nursi’nin yazdığı bir Kur’an tefsiridir. Müellif, Kur’an-ı Kerimi baştan sona tefsir etmek niyetiyle önce İşaratu’l-İ’caz isimli eseri yazmıştır. Bu eser, Fatiha suresini ve Bakara suresinin ilk 33 ayetini sırayla tefsir etmektedir. Arapça olarak telif olunan bu eser, Kuran'ın nazmındaki mucizeliği göstermede bir şaheserdir. Müellif, Kuran'ın tamamını bu minval üzere 60-70 cilt olarak tefsir etmeyi düşünürken, gelişen olaylar zinciri onu Türkçe bir Kur’an tefsiri yazmaya sevk eder.

 

    Sürgüne gönderildiği Barla, Kastamonu ve Emirdağ’da, ayrıca Eskişehir, Denizli ve Afyon hapishanelerinde 23 yıl boyunca tefsirini yazmaya devam eder.

    Risale-i Nur, Kuran'ın baştan sona tüm ayetlerini değil, özellikle imana ve hakikate taalluk eden bin civarında ayetini açıklar. Açıklanan bu ayetlerin ışığında, diğer ayetleri de yorumlayabilecek muazzam bir altyapı kazandırır.

    Risale-i Nur'da ele alınan ayetler, genelde din düşmanları tarafından tenkit konusu yapılmış ayetlerdir. Risale-i Nur, onların tenkit ettikleri noktalarda i’caz parıltıları olduğunu, aklı başında olanlara izah ve ispat eder. Nitekim, onun izahları sonucu olarak, nice din düşmanı ikna olmuş, İslam’a girmiş, ikna olmayanlar ise en azından ilzam olarak sesini kesmek zorunda kalmıştır.

    Risale-i Nur’da sözgelimi “Namaz nasıl kılınır? Farzları ve sünnetleri nelerdir?” gibi konulara girilmez. Ama, “Namaz niçin kılınır? Niçin belli vakitlerde eda edilir?” türünden soruların cevabı gayet delilli bir şekilde ele alınır. Onu okuyan biri, namaz kılma konusunda ikna olunca, nasıl kılınacağını fıkıh kitaplarından öğrenir.

  

                                                             Image Hosted by ImageShack.us

Risale-i Nur, Kur'an-ı Hakim'in manevi bir meyvesidir.Ve bu asrın dinsizlik ordularının ve cerayanlarının içlerine atılmış bir atom bombasıdır.

 

           "Hiç şüphesiz, zikri (Kur'an'ı) Biz indirdik Biz; onun koruyucuları da gerçekten Biziz"

                                                                                                        (Hicr Suresi, 9)

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

الحجر             


Tarih: 04:18, 28/2/2006
Yorum (7) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->